SiberKültür 101: Internet kültürü, web dedikoduları ve web tasarımı ve geliştirme konusundaki tüm açlığınızı giderir.
Yeni iPhone ile İlgili Çıkmış Tüm Dedikodular

- Enhanced 3G ve "China Network" desteği
- Önyüz kamerası(ikinci kamera)
- Video gönderebilme özelliği
- Kayıt edilmiş videoları youtube'a gönderebilme özelliği
- Wi-Fi Movie/TV download özelliği
- Siyah metalik dış kasa
- OLED ekran
- HD Video desteği "AppleTV-Like"
- 3.2mp arkayüz kamerası
- 17Temmuz çıkış tarihi
- 199dolar-299dolar arası satış fiyatı
- Yükseltilmiş ram ve performans
- Mat siyah veya mat beyaz arka yüzey
- Adobe Flash desteği
- 802.11n Wi-Fi desteği
- FM Radyo alıcısı
- 32gb dahili bellek
- Dijital Pusula
- Nike+ desteği ve built-in nike+ programı
- Yükseltilmiş pil ömrü ve kalan pil oranının yüzde ile gösterilmesi
- Işıklı Apple Logosu
- Kısmi arkaplanda uygulama çalıştırma yeteneği
Ne kadar doğru, ne kadar yanlış olduğunu öğrenmek en azından çok fazla beklemeyeceğiz.
- 5 yorum
Nokia N97 - "Search for N"
Nokia N97' nın piyasaya çıkmasına ramak kaldı. Nokia' da lansman için gerekli çalışmalarını devam ettiriyor. "Search for N" adında bir kampanya ise kampanyalar yumağının Hollanda kısmını oluşturuyor
Temmuz ayında piyasada olacağını bildiğimiz Nokia N97, önsatışa (benim bildiğim) bazı sitelerde 689euro fiyat ile geçti bile. Kesin mi tam emin değilim ama 11 Temmuzda iPhone 3' ünde piyasada olacağı söyleniyor. Benim gözümde gerçek bir iPhone killer olabilecek N97 ile yeni nesil iPhone' un önemli bir kavgasına şahit olabiliriz.
Gelelim kampanyaya. Kampanyamızın ismi "Search for N". Vaadettiği şey ise "N97' ye ilk sahip olacaklardan birinin sizin olmanız..." sempatikliği.
Nokia' nın kampanyasını yürüteceği site www.mobilecowboys.nl' de 26, 28, 30, 31 Mayıs ve 2 Haziran' da hergün 1 "Clue", toplamda 5 "Clue" verilecek. Bu "Clue"lar tam 13:00' da siteye girilecek ve bir sonrakine kadar sadece 24 saat süre olacak. "Clue"lar ile birlikte, site içerisinde biryerlere "Cevaplar" gizlenecek. Site ziyaretçileri ise harıl harıl verilenlere karşılık düşen "Cevabı" bulup, SearchForN(at)mobilecowboys.nl' e bunları bildirecekler. 5 Soruya, Clue, Fikire, Yönergeye, adına her ne diyorsanız, karşılık gelen ve gişlenmiş olan cevabı 5 günün sonunda en hızlı şekilde mail adresine iletmiş olan 6 kişi -ki birçok kişi olacağından bu kişiler arası çekiliş yapılacak ve- Nokia N97' nin sahibi olacak.
Kampanya Hollanda' da MobileCowboys üzerinde yürütülecek. MobileCowboys, All About Phones ve Nokia ortaklaşa ürünü. Bir dolu potansiyel N97 sevdalısı ise dişlerini bilemiş bekliyor...
Kampanyanın başlangıcına ise sadece 3 gün kaldı.
Sansüre Sansür, YAY!
Türkiye'de sanal sansür ile savaşta etkin çaba gösteren gruplardan birisi olan Sansüre Sansür, YouTube'a sansürün birinci yıldönümüyle beraber tekrar ortamı canlandırmak amacıyla yeni bir harekete girişti: Yay!
Sosyal medyanın temeli, yayılmak ve yaymaktan oluşan bu kampanyada her bir bireyden, sansürün farkındalığını diğer bireylere aşılaması isteniyor. Böylece daha büyük kitlelere ulaşıp, sesimizi duyurabileceğiz.
Sansüre Sansür Yay! kampanyası hakkında daha fazla bilgi almak için sansuresansur.org adresine göz atabiliriniz.
Bu kampanya kapsamında Flickr üzerinden edinebileceğiniz sticklerları bastırabilir ve gerçek dünyada insanların ulaşabileceği yerlere yapıştırarak kampanyaya destek verebilirsiniz.
Burada ise kampanyaya katılanların gönderdiği fotoğrafları görebilirsiniz.

Madde madde en büyük sanal sansür ayıpları
Zevkle takip ettiğim, aynı zamanda BlogKüme'nin de bir üyesi olan Madde Bağımlısı bu sefer ciddi bir konuya değinmiş. Son zamanların en iç burkan olaylarından birisi olan sanal sansüre.
Bloga girdiğinizde Türkiye gündemindeki en önemli 10 sansürü görebilirsiniz. Buradan buyurun.
Google profilinizi oluşturdunuz mu?
Google'ın bir süredir üzerinde çalıştığı Google profil sayfaları yavaş yavaş gelişmeye devam ediyor. Bana göre önümüzdeki günlerde adını daha fazla duyacağız.
Bildiğiniz üzere, eğer bir Google üyeliğiniz varsa profiles.google.com adresine giderek kendi fotoğrafınız, web siteleriniz, kısa bilgilendirici yazınız, yaşadığınız şehirler ve hatta foto galeriniz ile profilinizi oluşturabiliyorsunuz. Bu sayede sadece profil sayfanızı kontaktlarınıza vererek bir kartvizit gibi kullanabileceksiniz.
Daha önce bahsettiğimiz Google Profil Arama ile de dilerseniz profili herkese açık olan insanlar arasında arama yapabiliyorsunuz.
Sistemle ilgili yapılan en son yeniliklerden birisi ise, artık Google arama sonuçlarında da ilgili kişileri görebilecek olmamız. Örneği Google'da Eren Emre Kanal aramasını yaparsanız, sayfanın en altında benim profil sayfamı bulabilirsiniz.
Son olarak, yakın zamanda Google profili adresinizi kartvizit olarak edinebileceğiniz bir promosyon yapıldı. Sadece Amerika için geçerli olan bu kampanyada dilerseniz üzerinde Google logosu ve profil adresinizin bulunduğu bu kartlardan 25 adet bedava isteyebiliyordunuz. İşte benim için gelen kartlar:
Twitter'ın talipleri artıyor: şimdi sıra Apple'da
Twitter belki de Internet tarihinde en iyi PR yapan web servisi diyebilirim. Aldıkları 55 milyon dolar yatırımın büyük bir çoğunluğunu alt yapı vesaire gibi şeylere harcamaktansa geleneksel medya dahil heryerde tanıtıma harcadıkları apaçık gözlerimizin önünde.
Satınalma dedikoduları önce Facebook ile başladı, Google ile devam etti. Ancak Twitter'dan cevap geldi: "biz bağımsız olmak istiyoruz".
Şimdilerde ise Apple gündem konusu. Bilirsiniz WWDC yaklaşıyor ve WWDC'nin büyük bir önemi vardır. Apple, yeni oyuncaklarını WWDC'de tanıtır. Ancak son zamanlarda WWDC ile anılan bir diğer şey de WWDC günü yaşanan Twitter çılgınlığı. Eğer bir WWDC etkinliğini takip etmek istiyorsanız, Twitter'da bir arama yapmanız fazlasıyla yeterli olacaktır zira Twitter'ın da en sık kullanıldığı, hatta servise aşırı yüklenmenin olduğu günlerden birisidir.
Diğer yanda iPhone üzerindeki Twitter uygulaması çılgınlığını düşünün.
Tüm bunlar Apple'ın Twitter için 700 milyon dolar nakiti gözden çıkartacağı ve satın almak istediği dedikodularını yayılmasına neden oldu. Tabi ki yine böyle bir anlaşmanın olup olmayacağı belli değil, ancak ben yine size Twitter'ın bağımsızlık isteğini hatırlatmak isterim.
Son olarak kişisel fikrim, Twitter'ın gerek Google olsun, gerekse de Apple olsun, bu tür firmalarla iş birliğine gireceği ancak bunun bir satınalma olmayacağı yönünde.
Dünyanın en iyi ikinci işi!
Hatırlar mısınız, vakti zamanında dünyanın en iyi işi adı altında bir kampanya ile karşılaşmıştık. Bu kampanya aslında bir blog yazarının 6 ay boyunca bir adada kalarak, ayda 12 saat çalışıp sadece blog yazacağı ve toplamda 100.000$ kazanacağı bir oluşumdu.
100 bin dolar bütçe ile belki de yapılabilecek en büyük pazarlama kampanyası yapıldı, tüm dünya çapında binlerce başvuru yapıldı. En önemlisi dilden dile büyük bir hızla yayıldı.
Şimdilerde ise dünyanın en iyi işine benzer bir iş, bu sefer Twitter ekseninde sizleri bekliyor. Bu sefer işi alacak kişiden 6 ay boyunca şarap test etmesi, şarapların nasıl üretildiğini gözlemlemesi ve bu konuda twitlemesi bekleniyor. Karşılığında ise 60.000$'ın yanı sıra bedava şarap, kalacak yer ve ün elde edecek.
Bir blog yazarı olarak, senelik ortalama 60 bin dolar kazanabileceğiniz Amerika'da, 6 ayda bu geliri elde etmek oldukça ilgi çekici değil mi sizce de?
Hepsinden öte, blogların, Twitter'ın ve benzeri araçların günlük hayatımıza bu kadar girmesi ve getiri sağlaması en heyecan vericisi değil mi?
Meraklısına not: Kazanılacak paraların %30 kadarını devlete vergi olarak vermeniz gerekiyor, her iki durumda da.
Webde bir şeyler üretenler anketi sonuçlandı
Bundan birkaç ay önce SiberKültür'de de duyurduğumuz A List Apart'ın webcilere yönelik yaptığı anket sonuçlandı.
Ankette temel olarak web meslek gruplarının yaşları, etnik grupları, maaşları ve işlerine dair bazı detaylar alınmaya çalışılıyordu. Ankete bu sene 30 bin kadar kişi katıldı.
Siz de anketin detaylı sonuçlarına anketin sayfasından ulaşabilirsiniz. Ancak ben öncesinde gözüme çarpan bazı noktaları özet geçmek istiyorum.
- Ankete katılanların yarısını 19-29 yaşlarındaki insanlar oluşturuyor (%51.5). 30-44 yaş arası webciler ise ikinci büyük çoğunluk (%40.3)
- Webcilerin %83.8'i erkek.
- Katılanların %27.8'i geliştirici. Tasarımcılar ise farklı iş tanımları altında dağılmış; Web tasarımcı, tasarımcı, arayüz tasarımcısı, yaratıcı direktör gibi.
- %1 kadar kişi ilk okul mezunu. Çoğunluk ise 2 ve 4 senelik üniversite mezunu.
- Bilmeyen %1'lik ve hayır diyen %1.6'lık yüzdeler dışında geriye kalan kısım yaptıkları işten heyecan duyuyor ve mutlu.
- Katılan webcilerin yarısı bir şirket veya kuruma bağlı çalışıyor. Yüzde 26.2'si ise freelance veya kendi küçük şirketinde çalışıyor.
- %47.9 çoğunluk haftada 40-49 saat arası çalışıyor. Daha sonra 30-39 saatlik çalışanlar ve daha sonra da 50-59 saat çalışanlar geliyor sıralamada.
- Önemli kısım, maaşlar. Katılanların %24.5'i senelik 40 ila 59 bin dolar arası kazanıyor. Bunu %17.7 ile senelik 60-79.000$ takip ederken, üçüncü çoğunluk ise %17.5 ile 20-39.000$.
- Çalışanların çoğunluğu, cinsiyet veya etnik ayrıma maruz kalmamış. Ancak yaş ve coğrafi ayrım bir kısmın maruz kaldığını söylediği ayrımlar.
- Webcilerin %71.9'u bir bloga sahip.
Benim yazdıklarım, sadece merak edebileceğiniz bazı genel sonuçlar. Eğer daha detaylı olarak merak ediyorsanız mutlaka sitesine giderek sonuçları incelemenizi öneririm. Cevaplayan 30.000 kişi gerçekten önemli bir rakam ve güzel sonuçları göz önüne seriyor.
YouTube'da televizyon şovları ve filmler
Popüler fakat bir türlü doğru düzgün gelir elde edemeyen video paylaşım platformu YouTube geçtiğimiz günlerde bazı yapımcı firmalarla anlaşarak bazı sinema filmleri ve televizyon şovlarını bünyesine kattı.
Sony, Lions Gate ve MGM gibi firmalar, anlaştığı büyük firmalardan sadece üçü. Ancak eklenen içeriklerden gişe hasılatı yapmış veya milyonları ekrana bağlamış güncel şov ve filmleri beklememek gerekiyor. En azından bir süreliğine.
Alf, Charlie's Angels (ilk versiyon), Married...With Children, Dilbert ve The Addams Family bazı eski popüler şovlara örnek. Casino Royale (1967), Super Size Me, American Virgin, Inspector Clouseau, Animal Farm ve Incredible Hulk Returns gibi filmler de film arşivinden bazı örnekler.
Tüm bu içerikler doğal olarak içinde reklamlarla geliyor. Videoların boyutları ise HD videolarda olduğu gibi ekranın büyük bir bölümünü kapsıyor.
YouTube'un bu alanda en büyük rakibi sadece Amerika için içerik gösteren Hulu.com. Hulu, YouTube'dan çok önce büyük şirketlerle anlaşarak en güncel televizon şovları ve filmleri bünyesine katarak çok iyi bir model örneği teşkil ediyor.
YouTube'un aksine, kullanıcıların video ekleyemediği Hulu, masraflarını da belirleyerek daha sağlam adımlarla ilerleyebiliyor. Hulu 2008 yılında 90 milyon dolar gelir elde etmişti.
Sanırım Hulu'nun The Simpsons, 24, Heroes, Family Guy, The Office, American Dad!, Chuck, Fringe ve Dollhouse gibi şovları izleyebilmenize olanak sağladığını söylemem Hulu'nun küçük ama büyük bir rakip olduğunu anlamanıza daha da yardımcı olacaktır.
Twitter'ı kullanan ilk Türk sanatçılar
Geçenlerde bahsettiğim, CNN ve Ashton Kutcher yarışmasını, Ashton hızlı bir atak yaparak kazandı. Üstelik Ashton ve karısı Demi Moore tüm bu yarışmayı bilgisayar karşısından, insanların Twitter yorumlarına webcam üzerinden cevap vererek takip ettiler.
Sonrasında Amerika'nın belki de en çok güvenilen televizyon programcısı Oprah da Twitter'a üye oldu. Twitter'ın co-founderı Evan Williams'ın da programına katıldığı sırada, Ashton ile Skype üzerinden bağlantı kuran Oprah, o programında ilk twitini attı. Hatta ilk twitinde tüm harfleri büyük olarak yazan Oprah, ünlü basketbolcu Shaquille O'neal tarafından da uyarıldı; bunun bir bağırma türü olduğuna dair.
Türkiye'de ise şirketler yavaştan Twitter'ı keşfetmeye başlarken sanıyorum kullanmaya başlayan ilk ünlü de Sertab Erener oldu (eğer öncesinde kullanan varsa lütfen uyarın).
Sertab Erener, Twitter'a gelerek hemen kendi hakkında neler denmiş bunları araştırmaya başladı. Halen insanlara teşekkür mesajları gönderirken, arada cevaplar veriyor ve sosyal medyayı daha iyi nasıl kullanabileceğini insanlara danışıyor. Sertab henüz çok yeni bir Twitter üyesi olduğundan ve insanların onun gerçek olmadığını düşünmesinden dolayı takipçisi çok az; 52. Kendisi ise 55 kişiyi takip ediyor.
Sertab gibi Twitter'ı keşfeden bir diğer Türk ünlü ise Demir Demirkan. Bu yazıyı yazdığım sırada Demir'in sadece 2 twiti bulunsa da zamanla daha fazla kullanacağını tahmin ediyorum. Demir 12 kişiyi takip ederken, 22 de takipçi elde etmiş.
Sizce yakın zamanda daha fazla ünlüyü Twitter'da görebilecek miyiz? Ashton ve Shaq kadar sık bir kullanıma erişmeseler de geleneksel medyada Twitter gibi sosyal medyayı kullandıklarından bahsedecekler, gündem yaratacaklar mı? Ben açıkcası bir magazin programında Twitter kelimesinin geçmesinden sonra, ardının arkasının kesilmeyeceğini düşünüyorum.

